İnsan onuru kavramı uluslararası belgelerde insan haklarının temeli olarak gösterilmektedir. Peki insan onuru nedir? Bu soru etrafında pek çok tartışma vardır. Bu makalede, insan onuru kavramının uluslararası belgelerdeki yeri gösterildikten sonra kavram etimolojik bir incelemeye tabi tutulmuştur. Bu etimolojik incelemeler insan onuru kavramını insanın kutsallığına işaret ettiğini göstermektedir. İnsanın kutsal bir varlık olduğuna ilişkin yaklaşımlara dini metinlerde de rastlanmaktadır. Genel olarak bu kutsallık özgür irade ile ilişkilendirilmektedir. Benzer yaklaşıma insan hakları düşüncesinde de rastlanır: İnsan hakları, insan onuru ile, insan onuru ise özgür irade ile temellendirilir. O halde dini düşünce ile insan hakları düşüncesi, insanı kutsal bir varlık olarak kabul etmekte ve bu kutsallığın özgür iradeden kaynaklandığını kabul etmekte ortaktır. Peki dini düşünce tarzı ile insan hakları düşüncesinin insan onuru yaklaşımları aynı mıdır? Bu makalede aynı olmadığı görüşü işlenmektedir. Dini düşünce tarzına göre, insan her ne kadar kutsal ise de Tanrı’nın buyruklarına uymadığında bu kutsallığını yitirebilir. İnsan hakları düşüncesinde ise insan hiçbir zaman kutsallığını yitirmez. Bu, insan onuru kavramının insan hakları açısından özgün bir anlam ifade ettiğini gösterir. Makalede dini ve felsefi metinlerden örneklerle bu özgün anlam ortaya konmaya çalışılacaktır. Bu çerçevede Pico Della Mirandola’nın “bukalemun insan” kavramı, insanın kutsal olduğunu fakat bu kutsallığın yitirilebileceği anlayışını temsil etmekte, Kant’ın “yasa koyucu insan” kavramı ise yitirilmeyecek kutsallığa işaret etmektedir.
İnsan Onuru , İnsanın Kutsallığı , Özgür İrade , Pico Della Mirandola , Kant

