Bu makale, Kalkınma Hakkı’nın (resmî olarak 1986 Birleşmiş Milletler Kalkınma Hakkı Bildirgesi ile temel bir insan hakkı olarak tanınmasından bu yana) devletler bünyesinde fiilen nasıl işlediğini incelemekte ve Kosta Rika ile Nijerya örnekleri üzerinden karşılaştırmalı bir analiz sunmaktadır. Çalışma, Kalkınma Hakkı’nın uygulamadaki anlam ve kapsamını ortaya koymayı amaçlamakta olup, bu doğrultuda Amartya Sen tarafından geliştirilen Kapasite Yaklaşımı kuramsal çerçeve olarak benimsenmiştir. İnceleme kapsamında, anılan ülkelerin yönetsel yapıları, politika tercihleri ve İnsani Gelişme Endeksi verileri değerlendirilmiştir. Bulgular, Kosta Rika’nın sosyal politikalar yoluyla bireylerin refahını öncelemesi, çevresel yükümlülüklerini ciddiyetle yerine getirmesi ve görece istikrarlı bir siyasal yapıya sahip olması nedeniyle Kalkınma Hakkı’nı hayata geçirme bakımından daha başarılı olduğunu göstermektedir. Buna karşılık Nijerya’da, zayıf yönetişim yapıları, yolsuzluk ve bireyler arasında mevcut olan ciddi eşitsizlikler, söz konusu hakkın etkin biçimde gerçekleştirilmesini sınırlandırmaktadır. Çalışma esasen üç temel sonuca ulaşmaktadır: İlk olarak, yalnızca gelir düzeyine dayalı ölçütler, bir devletin Kalkınma Hakkı’na ne ölçüde riayet ettiğini ortaya koymak bakımından yetersizdir. İkinci olarak, devletin kurumsal örgütlenme biçimi ile uluslararası hukuk kapsamında üstlendiği yükümlülükler belirleyici bir rol oynamaktadır. Üçüncü olarak ise uluslararası düzeyde, devletlerin bu hakkı fiilen yerine getirip getirmediklerinin izlenmesine yönelik daha etkili denetim ve ölçüm mekanizmalarına ihtiyaç bulunmaktadır. Sonuç itibarıyla makale, Kalkınma Hakkı’nın daha etkin bir şekilde uygulanabilmesi için kamusal kapasitenin güçlendirilmesi ve yönetişim süreçlerinin iyileştirilmesi gerekliliğini vurgulamaktadır.
Kalkınma Hakkı , Kapasite Yaklaşımı , İnsan Hakları Hukuku , Çevre Adaleti , Kosta Rika , Nijerya

