Avrupa Konseyi Yapay Zekâ, İnsan Hakları, Demokrasi ve Hukukun Üstünlüğü Çerçeve Sözleşmesi 2024 tarihinde imzaya açılmıştır ve temel amacı yapay zekâ sistemlerinin zararlı faaliyetlerine karşı insan haklarını korumaktır. Bu alandaki ilk hukuken bağlayıcı uluslararası antlaşma olan Sözleşme’nin içeriğinde, bu korumayla ilgili bir çerçeve çizilmekte ve ilkeler belirlenmektedir. Araştırmanın amacı, Sözleşme’nin insan hakları hukuku bakımından anlamının ve doğurduğu sonuçların ortaya konulmasıdır. İnsan hakları hukuku, niteliği gereği ulusal hukukun üstünde bir hukuk yaratan ve ulusal hukukta kullanılan kavramları özerk olarak tanımlayabilen bir alandır. Yapay zekâ söz konusu olduğunda da diğer hukuk dallarından farklı olarak kendi tanımları ve içtihatları çerçevesinde bir inceleme gerektirir. Bu nedenle araştırmada nitel araştırma yöntemi kullanılmış ve birincil kaynak olarak başta Sözleşme’nin kendisi ve AİHS olmak üzere, AİHM kararlarından ve diğer ilgili uluslararası hukuk belgelerinden yararlanılmıştır. Sözleşme’nin incelenmesi insan hakları hukuku bakımından kavramsal bir analiz gerektirdiğinden, Sözleşme metnine betimsel bir yaklaşım tercih edilmiştir. Araştırmada ilk olarak Sözleşme’nin konusunu oluşturan insan haklarının kapsamı ve ilkeler, ikinci olarak Sözleşme’nin uygulanmasını denetleyen mekanizmalar ve son olarak insan hakları ve yapay zekâ karşı karşıya geldiğinde ortaya çıkan veya çıkması muhtemel hak çatışmaları ele alınmıştır. Yapay zekâ kaynaklı kamu menfaati ile bir temel hak çatıştığında Sözleşme’nin hedeflediği standardın ne derece yakalanabileceği tartışılmıştır.
Avrupa Konseyi Yapay Zeka, İnsan Hakları, Demokrasi ve Hukukun Üstünlüğü Çerçeve Sözleşmesi , Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi , Yapay zeka , Hakların çatışması , İnsan haklarının korunması

