KONKORDATO MÜHLETİNİN FİNANSAL KİRA SÖZLEŞMESİNDEN DOĞAN ALACAKLARA ETKİSİ

Hakan Albayrak
2 Min Read

Bu çalışmamızda, konkordato mühleti verilmesinin finansal kira sözleşmelerinden doğan alacaklara olan hukuki etkisi incelenmiştir. Makalemizde ele aldığımız temel sorun, finansal kira sözleşmesinde doğan alacaklarının konkordato projesine tabi olup olmadığı ve bunun borçlunun temerrüdü ile sözleşmenin feshi üzerindeki sonuçlarıdır. İİK m. 296/II uyarınca konkordato borçlusuna tanınan olağanüstü fesih yetkisi ve sözleşmenin olağan/olağanüstü sona erme nedenleri kapsam dışında tutulmuştur. Finansal kira sözleşmesi terminolojisinde “kira” kelimesi geçmesine rağmen, asıl amacının işletmeye finansman sağlamak olması hasebiyle bir finans sözleşmesi olarak nitelendirilmelidir. Bu sözleşmeler, sürekli borç ilişkisi doğuran sözleşmelerdir. Ancak kiracının dönemsel kira bedeli ödemeleri, edimin sürekliliğini sağlamamakta; zira bu bedeller, sözleşme akdedildiğinde tek bir bütün olarak kararlaştırılmış olan borcun taksitleri mahiyetindedir. İİK m. 308/c/II hükmü uyarınca, konkordato talebinden önce doğan alacaklar konkordato projesine tabidir. Finansal kira sözleşmesinden kaynaklanan alacaklar, mühletten önce doğmuş olan bütün bir borcun parçaları niteliğinde olduğundan, kural olarak konkordato projesine tâbi olmalıdır. Bu kabulün doğal sonucu olarak, bu alacaklar proje kapsamında ifa edilebileceğinden, borçlunun mühlet içinde vadesi gelen taksitleri ödememesi, FFFK m. 31 anlamında temerrüt hâlini oluşturmamalıdır. Bu durumda kiralayanın fesih hakkı mevcut olmayacaktır. Ancak yargı uygulaması, özellikle İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri (BAM) kararları, finansal kira sözleşmesinden kaynaklı alacaklarının konkordatoya tabi olmadığı ve mühlet içinde ödenmesi gerektiği yönündedir.

finansal kira sözleşmesi , konkordato , ifa güçsüzlüğü , iflas , temerrüt

Paylaş