POLİS MEMURLARININ HİZMET DIŞINDA KADINA YÖNELİK ŞİDDET FİİLLERİNDE DİSİPLİN SORUMLULUĞU

Ayşegül Çoban Atik
1 Min Read

Kadına yönelik şiddetin aile içi veya özel alana ilişkin bir mesele olarak değerlendirilmesi, uluslararası insan hakları hukukunun gelişimiyle birlikte yerini giderek artan ölçüde bir insan hakları ihlali ve kadınlara karşı ayrımcılığın bir görünümü olduğu anlayışına bırakmıştır. Bu dönüşüm, devletlerin şiddetin önlenmesi, mağdurların korunması ve failler hakkında etkili yaptırımlar uygulanmasına yönelik pozitif yükümlülüklerini de beraberinde getirmiştir.

Polis memurları, kadına yönelik şiddetin önlenmesi ve mağdurların korunması konusunda kanunla görevlendirilmiş kamu görevlileridir. Buna karşılık, önlemekle görevli oldukları fiilleri hizmet dışında bizzat işlemeleri, disiplin sorumluluğu bakımından kendine özgü hukuki sorunlar doğurmaktadır.

Bu çalışma, polis memurlarının hizmet dışında kadına yönelik şiddet fiilleri nedeniyle doğan disiplin sorumluluğunu; devletin pozitif yükümlülükleri, disiplin hukukunun amacı, polislik mesleğinin özellikleri, polis meslek etiği ve özel hayatın korunması hakkı ekseninde incelemektedir. Bu kapsamda, hizmet dışında gerçekleştirilen kadına yönelik şiddet fiillerinin disiplin hukuku bakımından hangi hukuki esaslar çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği, özel hayatın korunması hakkının sınırları ile devletin pozitif yükümlülüklerinin disiplin sorumluluğunun değerlendirilmesindeki yeri, ilgili mevzuat, doktrin ve yargısal içtihatlar ışığında değerlendirilmektedir.

Polis memuru , Kadına karşı şiddet , Disiplin sorumluluğu , Pozitif yükümlülükler , Özel hayatın korunması

Paylaş