Son yıllarda hızla gelişen dijital teknolojiler, finansal piyasalarda köklü değişimlere yol açmış ve bu değişimin en somut örneklerinden biri olarak kripto varlıklar ortaya çıkmıştır. Blok zinciri (blockchain) teknolojisi ile desteklenen ve merkezi bir otoriteye bağlı olmayan bu varlıklar, geleneksel finans sistemlerinden bağımsız işlem görmektedir. Bu yapı, özellikle hukuk düzeni açısından ciddi tartışmaları beraberinde getirmiştir. Kripto varlıkların haczi konusu, icra ve iflas hukuku çerçevesinde yeni düzenlemelere olan ihtiyacı ortaya koymaktadır. Türkiye’de 2023 yılında yürürlüğe giren 7518 sayılı Kanun, kripto varlık hizmet sağlayıcılarının hukuki statüsünü ve denetim çerçevesini belirlemiş, ancak icra hukuku bakımından dolaylı bir etki yaratmıştır. Cebri İcra Kanunu Taslağı ise kripto varlıkların haczedilebilirliğini doğrudan ele alarak bu alanda önemli bir adım atmıştır. Bununla birlikte, kripto varlık türlerinin ayrıştırılmaması, soğuk cüzdanlara ilişkin hükümlerin bulunmaması ve uluslararası borsalarla iş birliği mekanizmalarının eksikliği, uygulamada ciddi sorunlara neden olmaktadır. Bu çalışmada, mevcut hukuki düzenlemeler ışığında kripto varlıkların haczi konusu teorik ve pratik boyutlarıyla ele alınmakta, düzenlemelerin yetersizlikleri ve çözüm önerileri değerlendirilmektedir.
Kripto varlıklar , icra hukuku , haciz , 7518 sayılı Kanun , Cebri İcra Kanunu Taslağı

